Helallik İstedi ve Sonradan Yola Çıktı

8

Dürüst olmak gerekirse, mutfakta da çok iyiydi. Beş gün bizde kaldılar. Evin bütün işlerini o yapıyor bana bırakamıyordu. Senin resimlerini gösterdim, çok beğendi. Gelinimsin dedim ona, sanki dünden razıydı. Konuyu ablama açtım, o da sıcak baktı.

Biz annen baban olarak Melek’i sana uygun gördük. Bize bir şans vermeni isteriz, görünce bize hak vereceğine eminiz. Sen de evet dersen hemen yarın gidelim. Bir bak konuş, beğenirsen hemen söz yüzükleri takarız. Sonra da Şırnak’tan Allah’ın izni ile şark görevini bitirince döner dönmez nikahınızı kıyarız.

He oğlum ne dersin?

Anne, baba beni düşündüğünüz için teşekkür ederim ama çok geç, olmaz derim. Ben de size bir sürpriz için geldim. Yoksa izine gelmeyi düşünmüyordum. Galiba annemin bu dediklerinden sonra anlatacağım sürpriz olacağını sanmıyorum. Yine de söylemek zorundayım.

Başım hafiften yere doğrulatarak başladı anlatmaya.

Şu an görev yaptığım yerde Ela adında bir kıza aşık oldum. Oğlunuz olarak sizden bir istekte bulunmaya geldim. Eğer beni birazcık seviyorsanız, gelip o kızı bana istersiniz.

Anne ve babasının başlarından kaynar sular döküldü.

Oğlum olmaz. Allah bilir okuması yazması bile yoktur! Sen daha iyilere layıksın. Davul bile dengi dengine. Hem onlar dışarıya kız vermez. Kürt inadım duymadın mı.

Kemal’i, biricik oğullarını Ela’ya olan aşkından caydıramamışlardı. Bu kararından zaten hiçbir güç döndüremezdi. Aşk Türk Kürt ayırt etmezdi.

Anne babası en sonunda biricik evlatlarına yenik düştüler. Ne ile karşılaşacaklarım bilmeden, Şırnak’a doğru yol alıyorlardı. Otobüs ipek yolundan ilerlerken Kemal’in keyfi bitmek istemiyordu. Ela da onu çok seviyordu. Ama çok sevdiği Kemal’i ve annesinin başına bir iş gelmesini istemediği için çok dikkat ediyordu.

Aksi takdirde bunun nelere mal olacağını az çok tahmin ediyordu. Kemal’e karşı bu umutsuz tavrı ve davranışları bu yüzdendi.

Bir gün Kemal’den aldığı bir mektupta şunlar yazılıydı.

8

Yakında izne gideceğim, anne ve babamı getirip seni helallik isteyeceğim. Ela buna mani olmak istedi, çok korkuyordu; ama ne yaptıysa bir türlü Kemal’i bu kararından vazgeçiremedi.

Bir cevap yazın