Papatyaların İçinde Süregelen Bir Aşkın Hikayesi

9

Bir hafta sonra Kemal memleketi Yozgat’ a izine gitti. Her gün şehit haberleri ile sarsılan ailesi, bölgede görev yapan çocuklarım, sağ salim karşılarında bulunca çok sevindiler.

Kemal’in geldiğini haber alan komşu akrabaları evlerine akın ettiler. İznin birkaç günü böyle geçti. Bir türlü anne-babası ile yalnız kalamıyordu.

Dönmesine birkaç gün kala nihayet ziyarete gelen misafir de kalmadı; sonunda ailece baş başa kalabildiler, bu durumu fırsat bilen Kemal tam aşkı Ela’dan bahsedecekti ki an’ nesi önce davranıp babasına göz ucuyla, “Bak söylüyorum.” dercesine oğlu Kemal’e bakarak başladı anlatmaya:

Bak oğlum, sana bir sürprizimiz var. Ailemizin tek çocuğusun, geleceğin bizim için çok değerli; yaşın da ilerledi. Kocaman adam oldun. Okulunu da başarıyla bitirdin.

Kemal lafın nereye varacağını tahmin etmişti.

Anladım anne.

Annesi biraz alıngan bir tavırla gülümsedi.

Uzun lafın kısası. .. Hani bir ara Trabzon’daki Hümeyye Teyzenin kızı Melek’ten bahsetmiştim ya, onlar geçenlerde bize geldiler. Melek öğretmenlikten mezun olmuş; ilk gördüğümde tanıyamadım.

Sana karşı böyle olmasının nedeni o bakkalı işletmektir. Onun içindeki kini çok iyi bilirim; babamı unutmadı. Bu konuda askerleri suçluyor. Tüm amcaların ve ağabeylerim bile böyle düşünüyorlar: Bu nedenle kesinlikle askere kız vermezler.

Gel yol yakınken vazgeçelim bu sevdadan. Benden sana hayır gelmez; zarar gelir. Ben aileme karşı gelemem. Bu gibi nedenlerle buralarda töre cinayetine kurban gitmiş onlarca kadın var. Bunlardan biri olmak istemem, hem benim yüzümden senin de başına bir iş gelirse kendimi affetmem. Ne olur beni zerre kadar seviyorsan, vazgeç bu sevdadan.

Ela sabah erkenden bakkala gelen Kemal’in aldığı sipariş poşetinin içine gizliden mektubu bıraktı.

Sabırsızlıkla cevabım okuyan Kemal, Ela’nın da ona karşı hislerinin olduğunu öğrenince çok sevindi, öte yandan imkansız gibi görünmesi ve Ela’nın bu konuda hiç umudunun olmaması, onu derinden üzdü. Ne yapacağını bilemedi ve Ela’nın üzülmemesi için bir müddet ona gözükmemeye Özen gösterdi. Ama attığı her adımda onu arar, başım her yastığa koyuşunda onu düşünürdü. Rüyalarında bile onunla yatar onunla kalkar oldu. Unutmak, vazgeçmek hiç de kolay değildi.

Ela da ondan farksızdı. Gözü bakkalın kapısından ayrılmıyordu. Bakkala gelmediğini görünce çıldırıyordu.

Başına bir iş mi geldi yoksa, yazdıklarım onu çok mu üzdü?

Ela bakkala gelen her askere Kemal’i soruyordu, aynı şeyi Kemal de yapıyordu. Kemal aldığı her haberde mutlu oluyor, yeni bir mektuplar yazabilmek için cesaret kazanıyordu.

9

Kemal yazdığı her mektubun cevabım aldı. Ama umutsuzluklar içinde gelen cevaplar Kemal’i üzüyordu.

Bir cevap yazın